Yaşam

Ekolojik ormanları “ağaç çiftçiliği” ile korumak mümkündür.

Endüstriyel ağaçlandırma uygulaması, orman ürünleri ihtiyacını daha verimli bir şekilde karşılamakla kalmaz, aynı zamanda doğal ormanların sürdürülebilirliğini de pekiştirir. Türkiye’den daha az orman alanına sahip olan Finlandiya, bu sistemle 500 milyar avroluk orman endüstrisi oluşturdu ve yılda 50 milyar dolar ihracat yapıyor.

Dünya ormanları, gerek artan nüfusun yarattığı talep, gerekse iklim değişikliği nedeniyle büyük bir tehdit altındadır. WWF bilgilerine göre; 2020’de tropik bölgelerde 12 milyon hektardan fazla ağaç örtüsü kayboldu. Öte yandan, kötü orman yönetimi uygulamaları, yangınlar, ülkelerin artan talebi karşılamak için ekolojik ormanları ağaç üretiminden daha fazla kullanması ve kaçak kesimler nedeniyle tüm dünyada ormanlar tehlike altındadır.

2020 yılı verilerine göre ülkemizde 22 milyon 933 bin hektar orman alanımız var. Bu ormanlık alanlarda 1 milyar 697 milyon metreküp yani ağaç hacmi kadar bir zenginlik var. Orman Genel Müdürlüğü’nün verdiği bilgiye göre bu ağaçların yıllık artışı 47 milyon 400 metreküp. Yani Türkiye’deki ağaç hacmi her yıl sadece 0,03 metreküp artıyor.

Yine Orman Genel Müdürlüğü’nün bilgilerine göre Türkiye yılda yaklaşık 50 milyon metreküp odun tüketiyor. Bu rakamın 23 milyonu ekolojik ormanlardan karşılanmakta, kalanı ise ithal edilmektedir. Son yıllarda kağıt üretiminde kullanılan selülozun büyük bir kısmı yeniden ithalat yoluyla karşılanmaktadır.

Ancak endüstriyel ağaçlandırma ormanları oluşturarak hem ithalatı engellemek hem de maliyetleri azaltmak mümkündür. Bu noktada Finlandiya örneğini veren Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. ve bölümün büyüklüğü 500 milyar avroya ulaştı. Ülkemizde Ege, Akdeniz ve Marmara’daki orman alanlarımızın yüzde 15-20’si endüstriyel ağaçlandırmaya uygundur. Bu bölgelerde ağaç tarımı yani ekonomik ormanlar oluşturarak hem ithalatın önüne geçiyoruz hem de doğal ormanlarımızı azalma tehlikesinden kurtarmış oluyoruz.”

Endüstriyel ağaçlandırma formülü ile 15-20 yıl gibi kısa bir sürede kereste üretilerek sektörün odun ihtiyacının karşılanmasının mümkün olduğunu belirten Güner, “Dünyadaki ormanlık alanın sadece yüzde 7-8’i endüstriyel ormanlardan oluşuyor. Ancak bu alanlar dünya odun üretiminin yüzde 35’inden fazlasını sağlıyor. Bu da ekolojik ormanlarımızı korumanın önemini gösteriyor.”

Endüstriyel ağaçlandırma alanları için verimli bir toprak yapısı, uygun iklim koşulları ve düz ve ortalama yüzde 30 eğimli alanların kullanılabileceğini belirten Güner, “Bu şartlara bakıldığında Karadeniz uygun bir bölge değil. Marmara, Akdeniz ve Ege bölgeleri uygun görülmektedir. Hatta Orman Genel Müdürlüğü’nün İstanbul, Muğla gibi illerde projeleri var ve çok başarılı sonuçlar alındı.”

Güner, farklı bölgelerdeki ağaçlandırma alanlarında farklı ağaç türlerinin yetiştirilebileceğini ancak Türkiye’de kızılçam, kıyı çamı, okaliptüs, dişbudak ve kavak gibi ağaçların tercih edilebileceğini söyledi. Örneğin; 2019 yılında Türkiye’de gerçekleştirilen 22 milyon metreküp endüstriyel odun üretiminin 7 milyon metreküpü (yüzde 33) kızılçam ormanlarından üretildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu